İçeriğe geç

Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç kimdir, nerelidir ?

Kayseri’nin Soğuk Bir Akşamında Başlayan Hikâye

Kayseri’de 25 yaşında bir genç olarak, çoğu akşamım pencere kenarında çay içip defterime bir şeyler karalamakla geçiyor. Şehir bazen sert bir öğretmen gibi davranıyor insana; rüzgârı yüzüne vuruyor, yalnızlığı kulağına fısıldıyor. O gün de öyleydi. Camın dışında ince bir kar yağıyordu, sokak lambalarının altında eriyip kaybolan küçük beyaz noktalar… İçimde nedensiz bir huzursuzluk vardı.

Telefonu elime aldım, sosyal medyada gezinirken bir haber dikkatimi çekti. “Yüreğir’de gençlere umut olan çalışmalar” başlığı… Altında bir isim: Mustafa Kılıç.

O an neden bilmiyorum ama içimde bir şey kıpırdadı. Belki de uzun zamandır böyle haberleri sadece geçip gittiğim için. Ama bu kez durdum. Okudum. Sonra tekrar okudum. Ve kendimi bir anda Kayseri’nin soğuğundan Adana’nın Yüreğir’ine uzanan bir düşün içinde buldum.

Yüreğir’e Uzanan Bir Merak

Yüreğir… İsmini hep duyardım ama hiç gitmemiştim. İçimde hep uzak, sıcak, biraz da karmaşık bir yer gibi canlanırdı. Haberlerde adı geçtiğinde çoğu zaman sorunlarla anılırdı ama bu kez farklıydı. Gençlere dokunan projelerden, mahallelerde yapılan ziyaretlerden, insanların doğrudan derdini anlatabildiği bir yönetim anlayışından bahsediliyordu.

Ve o ismin arkasındaki kişi: Mustafa Kılıç.

Kendi kendime sordum: “Bu adam kim? Nereli? Nasıl biri ki insanlar onun adını bu kadar içten söylüyor?”

Belki de bu soru sadece bir merak değildi. Belki de benim içimde yıllardır eksik olan bir şeye dokunmuştu: güven.

Kayseri’de Bir Gencin İç Dünyası

Bazen kendimi fazla düşünürken buluyorum. 25 yaşındayım ama sanki zihnim 40 yaşında bir adam gibi yorulmuş. İş arayışları, hayal kırıklıkları, ertelenmiş planlar… Hepsi birikiyor.

O akşam defterimi açtım. Şöyle yazmışım:

“İnsanlar gerçekten değişebilir mi? Bir şehir, bir kurum ya da bir insan… Bir yerlerde birileri gerçekten dokunabiliyor mu hayatlara?”

Altına bir şey daha eklemişim:

“Belki de sorun, inanmamakta.”

O an Yüreğir Kaymakamı hakkında okuduklarım kafamın içinde dönüp duruyordu. Çünkü anlatılan şey sıradan bir bürokratik görev tanımı değildi. İnsanlara yaklaşan, sokaklara inen, çocuklarla konuşan, yaşlıların elini tutan bir yönetim anlayışı vardı.

Ve ben, Kayseri’de kendi yalnızlığıma sıkışmış biri olarak buna hem inanmak istedim hem de inanamadım.

Bir İsimden Fazlası: Mustafa Kılıç

Mustafa Kılıç ismi haberlerde geçtikçe içimdeki merak büyüdü. Nereli olduğu sorusu özellikle dikkatimi çekiyordu. Çünkü insan bazen bir kişinin köklerini bilince onu daha iyi anlayacağını sanıyor.

Ama sonra düşündüm: Belki de önemli olan nereli olduğu değil, nerede ne bıraktığıydı.

Yine de içimdeki o genç merak susturmadı beni. Gece geç saatlerde araştırırken farklı haberler, yerel paylaşımlar, insanların yorumları karşıma çıktı. Kimi “çok ilgili” diyordu, kimi “ilk defa bir yetkili bizi dinledi” diye yazıyordu.

Ben ise her cümlede kendi içimde başka bir eksikliği fark ediyordum.

Yüreğir’in Sıcaklığı, Kayseri’nin Soğuğuna Karşı

Kayseri’nin geceleri sessizdir. Ama o sessizlik bazen insanın içini daha çok konuşturur. O gece pencereden dışarı bakarken, Yüreğir’i hayal ettim.

Sokaklarında yürüyen çocukları, bir parkta konuşan insanları, belki bir devlet binasının kapısında bekleyen bir vatandaşı…

Ve o insanların arasında dolaşan birini: Mustafa Kılıç.

İçimden bir cümle geçti:

“Keşke her yerde böyle insanlar olsa.”

Ama hemen ardından başka bir duygu geldi: hayal kırıklığı. Çünkü bunu dile getirmek bile bana fazla idealist bir düşünce gibi geliyordu. Sanki gerçek hayat böyle şeylere izin vermezmiş gibi.

Hayal Kırıklığı ile Umut Arasında

Bazen insan aynı anda iki zıt duyguyu yaşayabiliyor. Ben o gece bunu çok net hissettim. Bir yanım “bunlar sadece haber” diyordu. Diğer yanım ise “ya gerçekten varsa?” diye fısıldıyordu.

Defterime tekrar yazdım:

“Belki de umut, büyük şeylerde değil küçük dokunuşlardadır.”

Yüreğir Kaymakamı hakkında okudukça onun sadece bir isim olmadığını, bir yaklaşımı temsil ettiğini düşünmeye başladım. Mustafa Kılıç ismi, zihnimde bir tür güven hissiyle birleşti.

Ama yine de içimde bir boşluk vardı. Çünkü ben kendi hayatımda böyle bir değişimi henüz görmemiştim.

Bir Gün Değişir mi?

Ertesi gün sabah erkenden uyandım. Kayseri’nin gri gökyüzü yine aynıydı. Ama içimdeki düşünce farklıydı.

Kahvaltı yaparken annem “Ne düşünüyorsun yine?” dedi.

Cevap veremedim.

Çünkü nasıl anlatılırdı ki? Bir haberden yola çıkıp bir insanın temsil ettiği şeyi sorgulamak…

O gün şehirde yürürken insanların yüzlerine baktım. Herkes bir yere yetişiyordu ama kimse gerçekten “orada” değildi gibi hissettim. Belki de ben fazla düşünüyordum.

Ama içimde bir kıyas vardı artık: Kayseri’deki bu koşuşturma ile Yüreğir’de anlatılan o daha dokunan yönetim anlayışı arasında.

Ve merkezde yine aynı isim duruyordu: Mustafa Kılıç.

İnsanlara Dokunan Bir Yönetim Hikâyesi

Günler geçtikçe o haber aklımdan çıkmadı. Çünkü mesele sadece bir makam değilmiş gibi geliyordu. İnsanların kendini duyulmuş hissetmesi, aslında en büyük eksiklikti.

Ben bunu Kayseri’de bile hissediyordum. Bazen bir şey anlatmak istiyorsun ama kelimelerin karşılığı yokmuş gibi oluyor.

Yüreğir’de anlatılan hikâyeler ise tam tersiydi. İnsanların dinlendiği, sokakların ziyaret edildiği, sorunların masada değil sahada konuşulduğu bir düzen…

Ve bu düzenin adı bir kişiye bağlanıyordu: Mustafa Kılıç.

Ama ben artık şunu düşünmeye başlamıştım: Belki de mesele tek bir kişi değil, bir yaklaşımın mümkün olduğunu göstermesiydi.

İçimde Büyüyen Sessiz Kıyas

Kendi hayatımla karşılaştırdığımda garip bir şey hissediyordum. Bir yanda kendi küçük dünyam, diğer yanda insanların hayatına dokunan büyük bir düzen.

Ve ben bu iki dünya arasında sıkışmış gibiydim.

Defterime şu cümleyi yazmışım:

“Bazı insanlar umut olur, bazıları sadece izler.”

Bu cümleyi yazarken kendimden hoşnut değildim. Çünkü içimde bir yerlerde hâlâ değişim isteği vardı.

Sonra Anladığım Şey

Zaman geçtikçe şunu fark ettim: İnsanlar sadece isimlerden ibaret değil. Bir makam, bir görev ya da bir şehir… Bunların hepsi bir araya geldiğinde ortaya bir hikâye çıkıyor.

Mustafa Kılıç ismi de benim için artık sadece bir haber başlığı değildi. Bir düşünceyi temsil ediyordu: İnsanla temas eden her şeyin aslında değişim yaratabileceği fikrini.

Ama en önemlisi, benim içimde bir şeyi harekete geçirmişti.

Kayseri Gecelerinde Kalan Düşünce

Şimdi yine bir Kayseri akşamı. Pencere kenarındayım. Aynı soğuk, aynı sessizlik…

Ama içimde küçük bir fark var. Belki de ilk kez, bir şeylerin değişebileceğine dair çok küçük bir inanç taşıyorum.

Defterimi açıyorum ve yazıyorum:

“Bazen bir isim bile insanın düşünme biçimini değiştirebilir.”

Ve o isim hâlâ aklımda dönüyor: Mustafa Kılıç.

Ama bu kez bir meraktan çok, bir ihtimal gibi.

Çünkü belki de hayat, tam da böyle ihtimallerle ilerliyordur.

Bu içeriğimizle “Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç kimdir, nerelidir” hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Konferanskoltuk okurlarına sevgilerle!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://gunesforum.com https://feres.com.tr https://btibbimedikal.com.tr Sitemap
ilbet yeni girişilbet yeni girişgrandoperabetbetexper