İcra Ceza Mahkemesi Ne İş Yapar? İzmir’den Bakınca Eleştirel Bir Analiz Başlarken: İcra Ceza Mahkemesi Kime Ne Sağlar? Hadi itiraf edelim; “İcra Ceza Mahkemesi” dediğimizde çoğu insanın kafasında kabak gibi tek bir soru beliriyor: “Bu mahkeme neden var ve gerçekten işe yarıyor mu?” Ben de İzmir sokaklarında dolaşırken insanlar arasında bunu konuştum, sosyal medyada paylaştım ve yorumları taradım. Çoğu kişi “oha, işte orası cezayı veren yer” diye düşünüyor. Ama işin aslı biraz daha karışık. İcra Ceza Mahkemesi, adından da anlaşılacağı gibi, icra hukuku ile ceza hukukunun kesiştiği noktada duruyor. Temel işi, icra takipleri sırasında suç teşkil eden durumları yargılamak. Mesela…
Yorum BırakRahat Fikir Köşesi Yazılar
İbranice Hangi Dindir? Ama Önce Kendimizi Tanıyalım Tamam, İzmir’in sıcağında oturmuş bilgisayarın başında kahvemi yudumlarken düşündüm: “İbranice hangi dindir?” Şimdi bak, bu soruyu arkadaş ortamında sorarsan alacağın cevap genellikle şöyle olur: “Abi, dil dindir mi?” veya “Ya sen biraz fazla mı derin düşünüyorsun?” Ama işte benim kafamda, sorular hep derin, cevaplar ise çoğu zaman çay gibi kaynamış ama köpüğü kaçmış bir halde. Dil mi, din mi, yoksa kahve mi? Arkadaş ortamında geçen bir sahne: — “Abi, İbranice hangi dindir?” — “Yok ya, dil işte. Ama senin sorunda bir felsefe var.” — “Felsefe mi? Ben sadece merak ettim.” — “Evet, merak…
Yorum Bırakİade Almak Ne Demek? Hayatın İçinde Komik Bir Yolculuk İzmir’in sıcacık güneşi altında, kahvemi yudumlarken bir arkadaşım sordu: “Abi, iade almak ne demek?” Hani öyle ciddi bir soru değil, gözleri gülüyor ama bir yandan da sanki hayatının anlamını çözmeye çalışıyor gibi. Ben de o an düşündüm; aslında bu sorunun cevabı hem basit hem de hayatın içinden. Ama tabii ben bunu anlatırken illa ki bir iki espri sıkıştıracağım, çünkü başka türlü yaşayamam. İade Almak: Sadece Mağazalarla Sınırlı mı? İade almak deyince herkesin aklına önce marketler, internetten alınan ürünler ve “Abi yanlış geldi!” diyerek geri gönderilen koliler gelir. Ama hayır, işin içine…
Yorum BırakYüzey Alanı Değişir mi? Sabahın Sessizliği Sabahın ilk ışıkları odama süzüldüğünde, ben hâlâ yatağımdaydım. Kayseri’nin sakin sokakları, daha yeni uyanmış gibi sessizdi. Pencereden bakarken yağmur sonrası nemli taşların parladığını gördüm ve kendi kendime düşündüm: “Yüzey alanı değişir mi?” Bu soru, mantıkla ölçülecek bir fizik problemi gibi geliyordu başta, ama benim kafamda çok daha fazlasını ifade ediyordu. İnsanlar değişir mi, hayat değişir mi, ben değişir miyim? Günlüklerime yazmayı çok seviyorum. İçimde birikenleri kelimelere dökmek bana terapi gibi geliyor. Elimi kaleme attığımda bir anda gözlerim doluyor, bazen de gülümseyebiliyorum kendi halime. O sabah da öyleydi. Yüzey alanı değişir mi diye sorarken, aslında…
Yorum BırakIşık Şiddeti Neyi Ölçer? Bu Konuyu Fazla Basitleştirdik, Belki de Sorun Burada Başlıyor Şunu en baştan söyleyeyim: Işık şiddeti neyi ölçer? sorusunun cevabı teknik olarak basit ama mesele hiç de basit değil. Hatta dürüst olayım, fizik derslerinde bu konunun “tek satırlık tanım” gibi anlatılmasına biraz sinir oluyorum. Çünkü bu konu, sadece bir ölçüm değil; algı, insan gözünün sınırları ve hatta şehir yaşamının nasıl kurulduğu ile ilgili. İzmir’de yaşayan biri olarak her gün ışıkla iç içeyim. Kordon’da gece yürürken sokak lambalarının gözümü yorması da var, Karşıyaka’da bazı bölgelerde ışığın yetersiz kalması da. Yani bu iş sadece “ölçer” kısmı değil; “nasıl hissettirir”…
Yorum BırakRoket Parçaları Nelerdir? Antropolojik Bir Mercekten Kültürel Yolculuk Farklı coğrafyalarda, farklı insanlar arasında dolaşırken her zaman aynı soruyu merak ederim: bir topluluğun yaşamını şekillendiren araçlar ve semboller nelerdir ve bunlar toplumsal bağlamda nasıl anlam kazanır? Bu merak, bugün sizi roket parçaları nelerdir? kültürel görelilik perspektifiyle keşfetmeye davet eden bir yolculuğa çıkarıyor. Roketler ve uzay teknolojisi, çoğunlukla mühendislik ve fizik çerçevesinde ele alınsa da, onları kültürel bir mercekten görmek, insanın evrene açılan simgesel ve toplumsal pencerelerini anlamamıza olanak tanıyor. Kültür ve Teknoloji: Sembolik Bağlamda Roketler Her teknolojik obje, toplum içinde bir anlam ağı taşır. Roket parçaları, sadece metal ve yakıtın birleşimi…
Yorum BırakHünnap Bebe Bisküvisi Sağlıklı mı? Kendi Deneyimlerim ve Düşüncelerim Geçen gün markette dolaşırken rafların arasında Hünnap bebe bisküvisini fark ettim. “Acaba gerçekten sağlıklı mı?” diye kendi kendime sordum. Aslında ben de ofiste çalışırken küçük atıştırmalıkları seviyorum ama genellikle sağlığa dikkat etmeye çalışırım. Evde blog yazarken de bazen aklıma gelir, ya çocuk olsam veya yeğenime alsam, acaba bu bisküvi doğru bir tercih olur mu diye düşünürüm. İşte o yüzden biraz araştırdım, hem kendi gözlemlerim hem de ürünün içerik bilgileri üzerinden bir yazı çıkarmak istedim. Hünnap Bebe Bisküvisi: Geçmişten Bugüne Hünnap, aslında son yıllarda adını duyduğum bir bebek bisküvisi markası. Çocuk beslenmesine…
Yorum BırakKelimenin Gücü ve Anlatının Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, yalnızca kelimelerin ardı ardına dizilmesinden ibaret bir alan değildir; o, aynı zamanda insanın iç dünyasını, toplumsal ilişkilerini ve kültürel hafızasını dönüştüren bir güçtür. Anlatı teknikleri, karakterler ve semboller aracılığıyla okuyucuya aktarılır; her metin, okurun zihninde yeni dünyalar açar. İrfan Can Kahveci’nin hangi okulda eğitim aldığı gibi görünüşte basit bir bilgi, edebiyat perspektifinden ele alındığında yalnızca bir biyografik veri değil, aynı zamanda bir insanın kimlik yolculuğunun, öğrenme süreçlerinin ve karakter gelişiminin sembolik bir yansıması olarak okunabilir. Bu yazıda, spor ve eğitim gibi gündelik konuları edebiyat kuramları ve metinler arası ilişkiler üzerinden çözümleyeceğiz. Eğitim ve…
Yorum Bırak“Hello” ve “Hi” Farkı Nedir? Bir Günlük Hayat Perspektifinden İnceleme Günlük yaşamda en çok karşılaştığımız kelimelerden biri kuşkusuz “hello” ve “hi”. Her gün sayısız kez duyuyoruz, belki de bizler de onlarca kez kullanıyoruz. Ama bu iki kelimenin tam olarak ne anlama geldiğini ve birbirlerinden ne kadar farklı olduklarını düşündük mü? Yoksa basitçe “biri resmî, diğeri samimi” diye mi geçiştiriyoruz? Aslında, dilin inceliklerine, kültürel farklara ve sosyal bağlama baktığımızda, “hello” ve “hi” arasında çok daha derin anlamlar yattığını görebiliyoruz. Bu yazımda, bu iki kelimenin farklarını, geçmişten bugüne nasıl evrildiklerini, hangi durumlarda kullanıldıklarını ve daha da önemlisi bu farkların kişisel yaşamımıza nasıl…
Yorum BırakProne Pozisyon Hangi Ameliyatlarda Kullanılır? Biraz Mizah, Biraz Ciddiyet! Her şeyin bir pozisyonu vardır, değil mi? Mesela en basitinden, “uyurken hangi pozisyonda daha rahat edersin?” sorusunu birçoğumuz bir kafede, yan yana otururken bile hemen yanıtlarız. Yastığı sağa mı koyuyorsun? Yoksa sol taraf mı? Kollar? Ayaklar? Neyse, bu konu biraz da kişisel bir tercih meselesi, ama “prone pozisyon” dediklerinde işler biraz daha ciddiye giriyor. Evet, tıbbi dünyadan bahsediyoruz, yani bir hastanın ameliyat sırasında nasıl yatması gerektiği gibi meseleler… Ama, dedik ya, bu yazıyı bir genç, İzmirli ve sırf “kafasında” sürekli düşünceler dönen bir insan olarak yazıyorum. O yüzden bir yandan komik…
Yorum Bırak